Commonplace book nedir, dijitalde nasıl tutulur?
Commonplace book, okuduklarından çektiğin alıntıları konu başlıkları altında tek bir yerde toplayan yüzyıllık bir yöntemdir. Ne olduğunu, Locke'un indeks sistemini ve bugün nasıl tutulacağını anlatan bir rehber.
1 Ağustos 2026 · PALIMPS · 5 dakikalık okuma

British Library'de Add MS 36354 numarayla kayıtlı bir defter var. John Milton'ın. 1630'larda açmış ve yirmi yıla yakın doldurmuş. İçinde doksanı aşkın yazardan çekilmiş alıntılar, krallık, zorbalık, evlilik ve boşanma üstüne notlar duruyor.
Bu defterin bir adı var. Commonplace book.
Commonplace book nedir?
Commonplace book, okuduklarından çektiğin alıntıların, fikirlerin ve gözlemlerin konu başlıkları altında tek bir yerde toplandığı kişisel bir defterdir. Adı Latince "locus communis" ifadesinden gelir, ortak yer anlamında. Buradaki ortaklık, farklı kitaplardan gelen düşüncelerin aynı başlık altında buluşmasıdır.
Tanımın kilit kelimesi başlık. Bir commonplace book alıntıları geliş sırasına göre değil, konusuna göre biriktirir. Zorbalık üstüne on yılda beş ayrı kitaptan okuduğun beş pasaj aynı sayfada yan yana durur. Defterin değeri de buradan gelir. Tek tek alıntılardan değil, aynı başlık altında biriken alıntıların birbiriyle konuşmasından.
Commonplace book okuma günlüğünden nasıl farklıdır?
Okuma günlüğü kitapları izler, commonplace book fikirleri izler. Bir okuma günlüğü hangi kitabı ne zaman bitirdiğini, kaç puan verdiğini, ne hissettiğini kaydeder. Ekseni kitaptır ve kayıt kitap bitince kapanır.
Commonplace book'un ekseni ise konudur. Alıntı hangi kitaptan geldiğini taşır ama orada tutuklu kalmaz. Kitap biter, başlık açık kalır. Beş yıl sonra başka bir kitapta aynı konuya rastladığında aynı sayfaya dönersin.
Günlük geriye bakar, commonplace book birikir.
Commonplace book'u kimler tuttu?
Alışkanlık Rönesans'ta yaygınlaştı. Erasmus 16. yüzyılda öğrencilerine okuduklarını konu başlıkları altında derlemelerini öğütledi ve yöntem okullarda öğretilen bir teknik hâline geldi.
Milton'ın defteri bu geleneğin en bilinen örneklerinden. John Locke 1686'da defterlerin nasıl indeksleneceğine dair bir yöntem yayımladı, birazdan ona geleceğiz. Thomas Jefferson gençliğinde okuduğu şiir ve edebiyattan bir defter derledi, bugün Princeton baskısıyla yayımlanmış durumda. Virginia Woolf okuduklarını kendi elleriyle diktiği defterlere işledi.
Şair W. H. Auden 1970'te kendi derlemesini kitap olarak bastırdı, adı "A Certain World". Alıntıları alfabetik konu başlıkları altında dizmişti. Auden bu kitabı bir tür otobiyografi olarak tanımladı. İlginç olan şu, kitapta neredeyse hiç kendi cümlesi yok. Yine de kendini anlattığını söylüyor.
Locke'un indeks yöntemi nasıl çalışır?
Locke'un çözdüğü sorun şuydu. Bir deftere konu başlıkları açarsın ama hangi başlığın hangi sayfada olduğunu bir süre sonra bulamazsın. Alfabetik sıra da işe yaramaz, çünkü defter dolarken hangi harfe ne kadar yer ayıracağını baştan bilemezsin.
Yöntem 1686'da Fransızca olarak Bibliothèque universelle et historique dergisinde çıktı, İngilizce çevirisi 1706'da basıldı. Şöyle işler.
Defterin başına iki sayfalık bir dizin ayırırsın. Her harf için beş satır çizersin, a, e, i, o, u. Yani B harfinin altında Ba, Be, Bi, Bo, Bu satırları olur.
Yeni bir konu açacağın zaman ona bir başlık verirsin. Diyelim ki Hafıza. Başlığın ilk harfi H, o harften sonra gelen ilk ünlü a. Dizinde H harfinin a satırını bulur, konunun başladığı sayfa numarasını oraya yazarsın. Başlığı da defterin ilk boş sayfasına, kenar boşluğuna geçirirsin.
Aylar sonra aynı konuya dair yeni bir alıntı bulduğunda dizine bakarsın. H, a. Sayfa numarası orada durur. O sayfaya döner, alıntıyı bir öncekinin altına eklersin.
Yöntemin zekice yanı, alfabetik sıra tutturmaya çalışmamasıdır. Sayfalar dolduğu sırayla dolar, dizin ise onları geri bulur. Locke defterin fiziksel düzenini bırakıp erişimi ayrı bir katmana taşımıştı. Bugün buna indeksleme diyoruz.
Bir commonplace book'ta ne yazar?
Defterin içeriği kişiden kişiye değişir ama tipik olarak dört şey bulunur. Kitaplardan çekilmiş alıntılar, kaynağı ve sayfa numarasıyla. Okurken kenara düşülmüş kendi gözlemlerin ve itirazların. Konuşmalardan, makalelerden ve dinlediklerinden alınmış fikirler. Bir de tanımlar, küçük listeler, sonradan dönmek istediğin bilgi parçaları.
Ortak nokta, her kaydın kaynağını taşıması ve bir başlığa bağlı olmasıdır. Kaynağı olmayan alıntı yıllar sonra bir tür sahipsiz cümleye dönüşür. Başlığı olmayan alıntı ise bulunamaz.
Kâğıt mı, dijital mi?
İkisi de gerçek bir şey kazandırır ve gerçek bir şey kaybettirir.
Kâğıdın kazandırdığı yavaşlıktır. Bir alıntıyı elle kopyalarken cümleyi ikinci kez okursun, bu tek başına akılda kalmayı artırır. Defterin fiziksel hafızası da vardır, bir şeyin sol sayfanın altında olduğunu hatırlarsın. Kaybettirdiği şey erişimdir. Locke'un dizini bile ancak elindeki tek defter için çalışır. Yirmi yıllık on defterde bir cümle aramanın pratik bir yolu yoktur.
Dijitalin kazandırdığı tam olarak budur. Arama, Locke'un elle tuttuğu dizinin yerine geçer ve bunu her başlık, her kelime için aynı anda yapar. Kaybettirdiği ise kopyalama sırasındaki o ikinci okumadır.
Karar vermeden önce şunu sor. Defteri yazarken mi düşünmek istiyorsun, yoksa yazdıklarına geri dönerken mi. Unutmanın neden bu kadar hızlı olduğunu ve kaydın bunu nasıl çözdüğünü ayrı bir yazıda anlattık.
Bugün nasıl başlanır?
Karmaşık bir sistem kurmaya gerek yok. Locke'un yönteminin bugüne kalan üç kuralı yeter.
Bir tane yer seç ve hepsini oraya koy. İki defter, üç uygulama, dört klasör olduğu anda defter işlevini yitirir.
Her kayda bir başlık ver. Etiket, konu, klasör, adı ne olursa olsun. Alıntıyı bir başlığa bağlamadan kaydedersen arşive değil yığına eklemiş olursun.
Kaynağı hep birlikte yaz. Kitap, yazar, sayfa. Bunu sonra ekleyeceğim diye bırakılan alıntı genelde eksik kalır.
Sonra ayda bir geri dön ve başlıklara bak. Hangi başlık kalınlaşıyorsa, aslında bir süredir onu düşünüyorsun demektir.
PALIMPS bu defterin neresinde?
PALIMPS, commonplace book'un fotoğrafla tutulan bir hâlidir. Bir sayfayı fotoğraflarsın. Yapay zeka alıntıyı, altını çizdiğin yeri ve el yazısı kenar notunu ayrı ayrı okur. Sayfa, kısa bir özet ve otomatik etiketlerle bir an olarak kaydedilir. Etiketler Locke'un başlıklarının yerini alır, arama kutusu da dizinin.
Kaynak kendiliğinden gelir, çünkü an zaten bir kitaba bağlıdır. Kitap başlığında, yazarda, alıntıda ve notlarda tek aramayla gezinirsin. İstediğin an defterin tamamını PDF olarak dışa aktarabilirsin.
Auden'ın söylediği şeye dönelim. Bir commonplace book, neredeyse hiç kendi cümleni içermese bile seni anlatır. Neyi kaydetmeye değer bulduğun, senin hakkında okuduğun kitaplardan daha çok şey söyler.